Atatürk’ün Siyasi Hayatı

Atatürk’ün siyasi etkinlikleri daha Harp okulu ve Harp akademisinde öğrencilik yıllarında başladı. Osmanlı Devleti’nin geçirdiği bunalıma çare bulma isteğiyle toplantılar düzenledi. Bu kendi vatanı ve milletine olan sevgisinden kaynaklanıyordu. Komutanlık yıllarında Şam’da görevliyken Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu, Selanik’te görevlendirilmesinden sonra İttihat ve Terrakki Cemiyetinin etkinliklerine... [more]

Atatürk’ün Askeri Hayatı

Manastır Askeri İdadi’sini 1896-1899 yılları arasında bitirdikten sonra, İstanbul’da Harp Okulu’ndan 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Daha sonra Harp Akademisine devam eden Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905’te yüzbaşı rütbesiyle Akademiyi bitirdi. 1905-1907 yılları arasında Şam’da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907’de  Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu ve Manastır’a 3. Ordu’ya atandı. 19 Nisan... [more]

Atatürk’ün Çocukluğu

Mustafa okula başlama çağına gelince, geleneklere bağlı annesiyle modern düşünceli babası arasında bir çatışma olur. Zübeyde Hanım, küçük Mustafa’nın, ilâhiyle Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebine, Ali Rıza Efendi ise modern öğretimde bulunan Şemsi Efendi’nin özel okuluna gitmesini ister. Sonunda Ali Rıza Efendi, bir çıkar yol bulur : Küçük Mustafa, ilk öğrenimine bir süre annesinin... [more]

Atatürk’ün Hayatı

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş... [more]

Atatürk ve Roosvelt

Dışişleri Bakanlığı’nın resmi belgelerine göre, Cumhuriyet döneminde Amerika Birleşik Devletleri-Türkiye diplomatik ilişkileri ilkin 1927 yılı Mayıs ayında Amerika’nın Ankara’ya bir büyükelçi ataması ile başlamıştır. Şöyle ki Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Dr.Tevfik Rüştü Aras’la, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Frank B.Kellog’un 1927 yılı başlarında Cenevre’de biraraya... [more]

Büyük Taarruz Sonrası

Sonu İzmir’e, sonu memleketin kurtuluşuna varan Büyük Taarruz, bütün dünyanın da kabul ettiği gibi, gerçekten akıllara durgunluk verecek bir deha eseridir. Çağının en zeki, en güçlü ve kendini -ulusunu da- en beğenmiş adamlardan biri olan İngiltere Başbakanı Lloyd George bir konuşmasında, “Yüzyıllar çok seyrek deha yetiştirir. Şu talihsizliğe bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk milleti... [more]

Hadi Bakalım Zeybek Oynayacağız

Bir başka akşam, fasıldan sonra bir semai çalarak konsere son verdik. Atatürk şöyle dedi: - Her fasıl peşrevle başlıyor, saz semaisiyle bitiyor. Dörder “hane” olarak yapılan bu eserlerin, özellikle saz semailerinin tavrı aşağı yukarı birbirlerinin aynı. Bizlere heyecan verecek, ruhumuzu okşayacak zeybek havaları gibi kıvrak ezgilerle düzenlenseydiler olmaz mıydı? Acaba bestekârlarımız neden bunu göz... [more]

Cumhuriyette Angarya Diye Birşey Yoktur

Cumhuriyetin ilanından sonra idi. Karadeniz’de bir geziye çıkmıştı. Kendisine eşlik edenler arasında bulunuyordum. Rize’ye geldik. Yolların düzgünlüğü ilgisini çekmişti. Vali’ye: - Yollarınızı nasıl bu hale getirebildiniz? diye sordu. Vali de anlattı. Bütün yakın köylüleri jandarmalarla toplattırmış ve yol onarımında çalıştırmış. Atatürk’ün kaşları çatıldı. Oldukça sert... [more]

Yakup Cemil

Savaşın ortalarında Binbaşı Yakup Cemil (Babıâli baskınında Mazım Paşa’yı öldüren) savaşın kötü yöneltilmesinden ve memleketin felakete gitmesinden dolayı bir hükümet darbesi yapmaya girişti. O gece Enver Paşa’yı öldürecekti ve kuracağı hükümette Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı (Milli Savunma Bakanı) ve Başkomutan Yardımcısı olacaktı. Bir arkadaşı hükümete sır vermiş, Yakup Cemil... [more]

Portre

İstanbul’un kurtuluşundan yirmi üç gün sonra Cumhuriyet ilan olunur ve Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçilir. 1924′ün 2 Ocak tarihinden 22 Şubat’ına kadar İzmir’de bulunur. İzmir’e giden bir Kurul arasında Çallı İbrahim de vardır. Çallı, Atatürk’le karşılaşır ve kendisine: - Türk milletinin gönlündeki Mustafa Kemal’in portresini yapmama izin verir misiniz Paşam? der.... [more]

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir." M.K.Atatürk